türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2016 Salı

Türkiye Akarsularının Genel Özellikleri Nelerdir ?



Türkiye Akarsularının Genel Özellikleri:

 1. Genç oluşumlu olduklarından denge profiline ulaşmamışlardır.

2. Bu nedenle üzerinde Ulaşım ve Taşımacılık yapılamaz.

NOT: Ülkemizde üzerinde taşımacılığın yapıldığı tek akarsu Bartındır.

3.Yer şekillerinin engebeli olması dağların denize paralel uzanması ve ülkemizin yarımada olması nedeniyle genelde boyları kısadır.

4. İç bölgelerimizden kaynağını alan bazı akarsular denize ulaşmayarak buralarda kapalı havzalar oluştururlar.

5. Doğu Karadeniz'deki akarsular dışında rejimleri düzensizdir Çünkü ülkemizin Doğu Karadeniz hariç yağış rejimi oldukça düzensizdir.

6. Doğu Anadolu gibi yüksek iç bölgelerimizden kaynağını alan akarsularımızın boyları uzundur.

Ülkemizin yükseltisi ve eğimli arazi fazla olduğu için akarsular genelde dar ve derin vadiler içinde akarlar,

  • Akış hızları fazladır.
  • Enerji potansiyelleri yüksektir.
  • En fazla potansiyelin olduğu yer Doğu Anadolu , en az olduğu yer ise Marmara'dır.
  • Aşındırma güçleri fazladır.
  • Bol miktarda alüvyon taşırlar.
  • Döküldükleri yerler de genelde delta ovaları meydana getirirler.


Dağların uzanış yönü nedeniyle akışı yönleri daha çok doğu-batı doğrultusudur.

Genel olarak baraj yapımına uygundurlar.

Ortalama yağış miktarının düşük olması nedeniyle akımları düşüktür.

Manavgat, Aksu, köprü gibi Batı Toroslardan kaynağı olan akarsular karstik kaynaklar beslenir. Bu nedenle resimleri bölgenin yağış rejimine rağmen daha düzenlidir.


Türkiye'nin Akarsuları ,Türkiye'de Görülen Akarsu Aşındırmasının Şekilleri, Türkiye'de Görülen Akarsu Birikim Şekilleri




TÜRKİYE’NİN PLATOLARI
Akarsular tarafından yarılmış yüksek düzlüklere Plato denir. Ülkemizde Plato bakımından oldukça zengindir. Çünkü III. zamanda dış kuvvetler tarafından güzel düzleştirilen araziler (peneplen) IV. zamanın başlarında topraktan yükselmeye uğramış en yüksek düzlükler oluşmuştur . Ükemizdeki platolar yükseltisi genel olarak doğuya doğru artar.

Türkiye'nin başlıca platoları şunlardır.
 İç Anadoluda; Cihanbeyli Haymana Bozok Uzunyayla platoları bulunur ülkemizde Plato açısından en zengin bölgedir 12 tane plato vardır Bu bölgedeki platolarda sulama sorunu vardır nüfus yoğunluğu oldukça azdır genelde tahıl Tarımı ve küçükbaş hayvancılık yapılır.

Doğu Anadoluda; Erzurum Kars ve Ardahan platoları bulunur. Türkiye'nin en yüksek platolardır volkanik oluşumlu dururlar. Yazları yağışlı geçer büyük baş mera hayvancılığı yaygın olarak yapılır.

Akdeniz'de Teke ve Taşeli platoları bulunur karstik platolar su sorunu nedeniyle tarım fazla yapılamaz Türkiye'nin en az nüfuslu alanlarındandır.

Marmara'da Çatalca Kocaeli platoları bulunur Türkiye'nin en alçak sanayinin nüfus miktarı ve yoğunluğunun en fazla olduğu platolardır.

Güneydoğu Anadolu'da Gaziantep Şanlıurfa Diyarbakır ve Adıyaman platoları bulunur bu bölgede platolar İç Anadolu platolarında benzer özellikler gösterir Gaziantep Platosu çevresinde  Akdeniz iklim özellikleri görülmektedir.

Ege'de Yazılıkaya platosu vardır.  (Ancak bu Platon'un bir bölümü de İç Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır.)

Türkiye'nin Akarsuları
 Herhangi bir kaynakla beslenen ve bir yatak içinde sürekli akış bulunan sulara Akarsu denir.

Doğduğu yere kaynak döküldüğü yere ağız kaynağı ile ağızı arasında kalan kısma çığır denir.

Türkiye'de ve dünyada yeryüzünün şekillenmesinde en etkili dış kuvvet akarsulardır.

Yurdumuzun yüksek ve engebeli olması akarsularımızın aşındırma ve biriktirme faaliyetlerinin fazla olmasının nedenidir.

Türkiye'de görülen Akarsu aşındırmasının şekilleri
1. Vadi: Akarsular tarafından yarılmış sürekli inişi olan çukurluklar Çentik vadi Kanyon vadi boğaz Vadi gibi türleri vardır.

2. Menderes: Akarsuyun yatak eğimin azaldığı yerlerde büklümler çizerek akmasıdır hem aşındırma hem de biriktirme şeklidir en çok Ege akarsularında görülür.



3. Dev kazanı: Daha çok Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde görülür akarsuların Şelale yaparak akmasıyla açtığı oyunlardır Manavgat Tortum güzel örnekleridir.




  

4. Kırgıbayır En çok İç Anadolu'da görülür Sen sularının oluşturduğu pürüzlü yüzeyler nedir.

  


5. Peribacası: Volkanik arazilerde Akarsu aşındırması ile oluşan şekillerdir ülkemizin en yaygın İç Anadolu Bölgesi'nde görülür Kapadokya yöresi özellikle Peri bacalarıyla doludur.

   

6. Peneplen: Yontukdüz ü Akarsu aşındırmasının en son aşamasıdır düzleştirilerek deniz seviyesine yaklaşmış arazidir ülkemizde sadece Marmara Bölgesi'nde rastlanır.

  

 

Türkiye'de görülen Akarsu birikim şekilleri
1. Delta: Akarsuların denize doldurmasıyla oluşturduğu şekiller bir Çukurova Bafa gibi.

2. Birikinti konisi: yamaçlardan inen akarsuların Dağın eteğine yaptığı birikintilerdir.

3. Dağ eteği ovası: Bursa Ovası'nda olduğu gibi birikinti konilerinin birleşmesiyle meydana gelir.

4. Dağ içi Ovası: Doğu Anadolu'da yer alan Erzincan Pasinler Erzurum Malatya Elazığ Bingöl Muş ovaları bu oluşuma örnek olan ovalardır dağlar arasındaki çöküntü alanlarında akarsuların yaptığı biriktirmeler ile oluşan ovalardır.
5. Irmak adası: akarsuyun yatak öneminin azaldığı yerlerde yatak içerisinde oluşan adacıklara Irmak adası denir.

DİKKAT: Akarsularda yatak eğiminin arttığı yerlerde aşındırma yatak deyiminin azaldığı yerlerde ise biriktirme şekilleri meydana gelir.



21 Şubat 2016 Pazar

Türkiyede Doğal Afetler Kpss Hazırlık Notu (Çığ,Selve Taşkın, Heyelan, Erozyon,Orman Yangını,Deprem )



                                                     DOĞAL AFETLER

1.ÇIĞ:  Kar yağışının yeterli olduğu ve ayrıca arazi eğimin fazla olduğu alanlarda oluşur. Türkiye'de Çığ olayı Erzurum, Kars ,Hakkari Yukarı Murat ,Van ve Doğu Karadeniz bölümlerinde en fazla görülürken.  Konya ,Ergene, Orta Fırat ,çatalca-kocaeli gibi eğimi az olan bölgelerde pek görülmez.

2.SEL VE TAŞKIN: Sel, bitki örtüsünün sahip olduğu sağnak yağışların ve ani kar erimelerinin görüldüğü alanlarda suyun normal akışınınbir kaç katına çıkmasıdır.

Ülkemizde en fazla, İç Anadolu Bölgesi'nde görülür.  Taşkın  ise Akarsu yatak eğiminin ve yatak derinliğinin az olduğu alanlarda suyun yatak dışına taşımasıdır.
Ülkemizde özellikle Marmara Bölgesi'nde çok görülür. Ani kar erimeleri dere yatağının çeşitli nedenlerle doldurulması, sağanak yağışlar ve baraj kapaklarının açılması su taşkınlarına neden olmaktadır.

3.HEYELAN: Eğimin fazla olduğu yamaçlarda yer çekimine bağlı olarak üstteki toprak tabakasının kütle olarak harekete geçmesi ve aşağılara doğru kayma olayıdır.

Heyelan Oluşmasının Nedenleri:

Yağışın fazla olması
Eğimin fazla olması
Tabakaların eğim yönünde uzanması
Kar erimeleri
Yerçekimi
Killi arazinin olması
Yol tünel çalışmaları sırasında yapılan hatalar oldukça etkilidir.

Ülkemizde Heyelan en çok Karadeniz Bölgesi'nde özellikle de Doğu Karadeniz bölümünde görülür.  Türkiye'de heyelanın en çok görüldüğü mevsim % 65 oranı ile ilkbahardır.
Çünkü bu dönemde kar erimeleri ve yağışlarla toprak neme doyarak şişer. Heyelanın % 25’i kışın , %5 yaz , %5 ise sonbaharda görülür.

Heyelan olayı sonucunda yollar kapanır, evler toprak altında kalır, can ve mal kaybı yaşanmasına neden olur.
Akarsuların önünün kapanmasıyla heyelan set gölleri oluşur. Tortum, Sera ,Abant ,Yedigöller, Zinav gölleri gibi.
Heyelan olayı engellenemez, ancak yol kenarlarına istinat duvarlarının yapılması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, heyelan tehlikesi olan yerlerde yol ve tünel açılmaması, heyelana karşı alınacak bazı önlemlerdir.
Doğal Afetler Kpss Hazırlık Notu (Çığ,Selve Taşkın, Heyelan, Erozyon,Orman Yangını,Deprem )
4.EROZYON:
Toprağın yağmur suları, rüzgarlar, akarsular ve buzullar gibi kuvvetlerce aşındırılması ve taşınmasıdır.
Erozyonu arttıran nedenler şunlardır:
Arazinin dağlık ve engebeli olması
Sağanak yağışlar
Taşkınlar
Bitki örtüsünün tahrip edilmesi
Toprağın Kuru ve taneli olması
Meraların aşırı otlatılması
Anızın yakılması
Eğimli arazilerde tarla açılması
Tarlaların eğime paralel, yani eğim yönünde sürülmesi
Tarımda nadasın uygulanması.

Erozyonun sonuçları:
Toprak verimliliği azalır.
Toprağın su tutma kapasitesi azaldığında Taşkınlar artar.
Bazı bitki türleri yok olur.
Doğal denge bozulur.
Barajların ömrü kısalır.
Deltaların oluşumu hızlanır.
Çölleşme hızlanır.
Ülke içerisinde kırdan kente göç artar. ( dolaylı bir etkidir.)

Erozyonu önlemek için şunlar yapılır:
 Bitki örtüsü tahrip edilmemeli.
Ağaçlandırma yapılmalı.
Nadas yerine nöbetleşe ekim yapılmalı.
Eğimli arazilerde tarla açılmamalı.
Açılan tarlalar eğime dik sürülmeli.
Anız örtüsü yakılmamalı.
Eğimli arazilerde basamaklar, yani sekiler yapılmalı.
Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmeli.
Halk bilinçlendirilmelidir.
Doğal Afetler Kpss Hazırlık Notu (Çığ,Selve Taşkın, Heyelan, Erozyon,Orman Yangını,Deprem ) Ülkemizde Erozyon en fazla İç Anadolu Bölgesi'nde görülür. Ayrıca Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de yaygındır. Erozyonun en az görüldüğü bölge ise bitki örtüsünün gür olması nedeniyle Karadenizdir.

5.ORMAN YANGINLARI: 
Nedenleri :
Akdeniz iklimi kuşağında bulunması.
Şiddetli rüzgarlar ve Yıldırımlar.
Enerji nakil hatlarındaki kazalar, kopmalar.
Rekreasyon faaliyetleri

DİKKAT: Akdeniz ,Ege ve Marmara orman yangınlarının en çok görüldüğü bölgelerdir:  Türkiyede yangınlar en çok haziran - ekim ayları arasında meydana gelmektedir.




6.DEPREM
Yerin derinliklerinde meydana gelen sarsıntı  ve titreşimlere deprem denir . Türkiye'de deprem tehlikesi fazla olan bir ülkedir.
 Bunun nedenleri:

Türkiye'nin genç oluşumlu bir ülke olması.
 Kırıklı yer yapısı fay sayılarının fazla olması.

Türkiye'de başlıca deprem bölgeleri:  Kuzey Anadolu , Batı Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Fay kuşağı olarak üçe ayrılır.
1. Bir Kuzey Anadolu Fay kuşağı (KAF):  Saroz Körfezi'nden başlar, Marmara Denizi'ni geçer , İzmit Körfezi'nden sonra Kuzey Anadolu Dağları'nın güneyini takip ederek Van Gölü'nün kuzeyinde ulaşır.
2. Batı Anadolu Fay kuşağı(BAF):  Güney Marmara dan başlar.  Ege Bölgesi'ndeki çöküntü ovalarını ve gölleri yöresinin kapsar.
3. Güney Anadolu Fay kuşağı (Gaf):  Hatay'dan başlar.  Güneydoğu Toroslar’ı  takip eden fay hattı Van Gölü'nün güneyinden İran’a  kadar uzanır.

Yukarıda vermiş olduğumuz bu fay kuşakları Türkiye'de 1. dereceden deprem bölgeleridir.
Türkiye'de deprem tehlikesinin en az olduğu yerler şunlardır: Tuz Gölü- Anamur arası, (Konya, Karaman ,Taşeli Platosu)
 Mardin ,Şırnak çevresi
Ergene Havzası
Doğu ve Orta Karadeniz kıyıları.

Depreme karşı alınması gereken önlemler :
Deprem tehlikesi olan alanlara yerleşim kurmamak
Halkı deprem konusunda bilinçlendirmek
Alüvyal dolgu arazileri veya bataklıkların kurutularak oluşturulan alanlara yerleşim kurmamak Depreme karşı az katlı, imarlı ve dayanıklı binalar yapmak

 
Doğal Afetler Kpss Hazırlık Notu (Çığ,Selve Taşkın, Heyelan, Erozyon,Orman Yangını,Deprem )